23.05.2019 - Seçim Yozgat - Yozgatlı Seçiyor

Yozgat Örf Ve Adetler, Gelenek Ve Görenekler

Yozgat Örf Ve Adetler, Gelenek Ve Görenekler

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE YOZGATDAKİ ÖRF VE ADETLER, GELENEK VE GÖRENEKLER

Doğum:

Geline ocağın devamlı yanması maksadıyla baba evinden odun getirtilir. Gelinin ilk çocuğu oğlan olursa aileye mutluluk verir, aile helva yapıp dağıtır, yiyenler para bağışında bulunur.
Delikanlılar doğum olan evin damında tepinir, bacayı yıkar, oğlan olmasından dolayı “isteriz isteriz” diye bağırıp çağrılır, evde hazırlık yapılıp delikanlılara ziyafet çekilir. Delikanlılar da “Allah analı-babalı eylesin, Allah döllü-döşekli eylesin” temennisinde bulunurlar.

Yeni doğan çocuk yıkandıktan sonra ağzı kokmaması için vücudu ve ağzı tuzlanır. Sacayağından geçirilir, vücuduna bal sürülür.
Yeni doğan çocuk kırkı çıkana kadar evden çıkarılamaz, çocuğu yaşamayan kadınlar kırk çıkana kadar doğum olan eve uğramazlar. Kırk çıkmadan önce eve misafir gelende kırk basmaması için çocuk karşı çıkarılır.

Kızın kırkı 40 günde, Oğlanın kırkı 20 günde çıkar.
Lohusayı al basmasından korumak için kocasının ceketi örtülür, odada Kur’an-ı Kerim bulundurulur, lohusanın başına kırmızı kordele bağlanır.

Ölüm:

Mahallede ölüm olunca Azrail elini batırmış inancıyla sular dökülür. Can çekişme uzun sürerse ayağının altına hal sürülür. Can çekişme anında bağırılıp çağrılmaz, canı sıçrarmış. Cenazenin yıkanmasında’ babanın, ananın ayaklarını oğlu ve kızı yıkar.
Cenaze evinden gelinirken sudan geçilir. Cenazenin yıkandığı yerde üç gün lamba yakılır.

Bayram:

Bayramdan önce köylerde çörek ve yemek yapılıp, herkes kendi çevresinin misafir od&sına götürüp birlikte yerler.
Yemek ve bayramlaşma, bittikten sonra kırlara, bağlara bahçelere gidilip birlikte salıncaklar sallanıp eğlenceler düzenlenir.
Seher vakti çeşmelerden zemzem aktığı inancıyla su getirilir.

Hıdırellez:

Hızır’la İlyas senede bir gün yani Hıdırellez günü kırlarda buluşup sevinç gözyaşı dökerlermiş. Bundan dolayı da genellikle Hıdırellez günü yağmur yağarmış. Halk da Hızımla karşılaşma ümidiyle kırlara çıkar. Gelin kızlara kuzular gönderilip, yemekler yapılır, birlikte yenilir. Akşama kadar salıncak sallanılır, sülenke oynayıp, halaylar çekilir.

Siftah:

Üç ayların girdiği ilk perşembe helva yapılıp, şehirde komşulara dağıtılır, köylerde de Cuma günü caminin önüne çıkarılarak köyün erkekle-riyle birlikte yenilir.

Muharrem:

Muharrem ayında, makas iğne tutulmaz, çamaşır yıkanmaz, banyo edilmez, aynaya bakılmaz, saç taranmaz.
Aşura yapılıp konu-komşu ve akraba-ı taallukata dağıtılır.

Askerlik:

Askere gidecekler akraba ve komşular tarafından yemeğe çağrılır, harçlık verilir. Köyden ayrılacağı gün, köylü ayrılış yolunun çıkışına birikir, imam askerliğin kutsallığı ile ilgili konuşma yapar, dua eder, amin tutulur, uğurlayanlar harçlık verir.
Asker dönüşünde bayrakla karşılanıp evine girinceye kadar selavat söylenir. Verilen müjdeyle bir şeyler alınır, yapılıp birlikte yenilir.

Sünnet:

Sünneti köylerde davulcular yapar, bilhassa güz mevsiminde köyün çocuklarının tümü sünnet ettirilir. Davul eşliğinde eğlenilir.

Koç katımı ve sayı:

Koç katılmazdan önce gelin kız olan evlere koçlar götürülüp çeşitli ip boyasıyla süslenilir. Aynalar takılır. Çoban tarafından sürü sahipleri ziyaret edilir, çobana bahşiş, koçlara da arpa ikram edilir.
Çoban tutma işi Koç katımı olan genellikle Ekim ajanım sonunda ve Mayıs ayında iki kez olur. Çoban sürüyü gütmeye başlamadan o yılın yağmurlu yaşlı geçmesi dileğiyle değneğini suya batırır.
Davarların karnında kuzunun canlandığına inanılan yüzüncü gününde sayı gezdirilir. Sayı gezdirmeden önce delikanlılardan deve, arap tilki, köçekler oluşturulur, ziller takılır. Davar sahiplerinin evlerinin önüne vardıkça deve ıhar bahşiş almayınca kalkmaz, tilkiler, köçekler, araplar oynar. Alınan törelerle halva yapılıp, çerez alınıp yenilir.

Özel günlerde çeşitli davranışlar:

Yola gidenlerin çamaşırları ters yüz edilip katlanmaz, işi ters gidermiş.
İş yapılırken üstüne gelen “işin olsun, kolay gelsin” der iş yapan da “kolaysa başına gelsin” karşılığında bulunur.
İş yapanlar, iş bittikten sonra yaptığı işin aracını iş sahibinin önüne atıp “düşmanıyın ömrü bu kadar olsun” sözünü söyler, iş sahibi de “daha kötü olsun” karşılığıyla bahşiş verir.
Ekin biçme, bağ ve bahçe hasatlarının sonuna gelindiğinde selavat söylenilerek iş bitirilir.

Yapılan işe göre üzerine gelenler:

Ekmek yapılıyorsa: “Bereketli olsun” der.
Çamaşır yakınıyorsa: “Donun ağarsın” der.
Yemek yeniyorsa: “Boğazınız olsun” der.
Yayık yayılıyorsa: ‘Yayığın yağlı olsun” der.

Tarlaya tohum saçılırken “ya hacı harçlığı ya kız başlığı” denilip tohum saçmaya başlanılır.
Karga sabah kapının önünde öterse uğur sayılıp, “sana bağırsak dökelim” denilir.
Ev yapılırken evin bacasında uzun ömürlü birisine ateş yaktırılır, helva yapılıp dağıtılır.
Bıçak, alacak kişiye kapalı da olsa elle verilmez, yere bırakılıp alması sağlanır.


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın